DOLAR

40,2592$% 0.13

EURO

46,7280% 0.07

STERLİN

53,9463£% 0.2

GRAM ALTIN

4.309,12%-0,18

ONS

3.335,67%0,36

BİST100

10.222,02%-0,03

İmsak Vakti a 02:00
Zonguldak AÇIK 29°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Obezite tedavisinde kişiye özel yöntemler başarıyı artırıyor

Obezite, dünyada ve ülkemizde önemli bir sağlık sorunu haline gelen, kronik ve ilerleyici bir hastalık olarak öne çıkıyor. Vücuttaki pek çok organı olumsuz etkileyebilen obezite nedeniyle pek çok insan hayati risk ile karşı karşıya kalıyor. Bu sebeple obezitenin vakit kaybedilmeden tedavi edilmesi büyük önem taşıyor. Geleneksel tedavi uygulamalarının yanında cerrahi yöntemlerin de başarısı giderek artıyor; uygun hasta gruplarında kişiye özel yöntemlerle obezite konforlu bir şekilde tedavi edilebiliyor. Hastanın cinsiyeti, obeziteye bağlı yaşadığı hastalıklar, ileride çocuk düşünüp düşünmediği, vücudundaki kan değerleri, yaşam tarzı gibi pek çok parametre değerlendirilerek yöntem seçimine karar veriliyor. Memorial Şişli Hastanesi Obezite Cerrahisi Merkezi’nden Prof. Dr. Halil Coşkun, obezite cerrahisinde kişiye özel yöntemler hakkında bilgi verdi.İçindekiler

Dünyayla birlikte Türkiye’de de obezite oranları her geçen gün artmaktadır. Obezite, Dünya Sağlık Örgütü tarafından bir halk sağlığı olarak görülmekte, obeziteye bağlı gelişen hastalıklar nedeniyle de pek çok kişi hayatını kaybetmektedir. Diyabet, kalp yetmezliği, yüksek kolesterol gibi hastalıklara neden olan obezite yüzünden pek çok kişi kalp krizi ya da inme geçirerek hayata veda etmektedir. Obezite ayrıca kanser gibi farklı hastalıklara da neden olmaktadır. Bu nedenle obezitenin tedavi edilmesi gerekmektedir.

Ek hastalıkların tedavisi de yapılıyor

Obezite beslenme değişiklikleri, yaşam tarzı güncellemeleri, ilaç tedavileriyle çözülmeye çalışılmaktadır. Ancak bazı hastalarda bu tedavilere rağmen başarı sağlanamamaktadır. Son yıllarda obezite tedavisinde cerrahi yöntemlerin başarısı giderek artmakta ve uygun hasta gruplarında hem yaşam kalitesini hem de yaşam süresini artırıcı en etkili yöntem olarak ifade edilmektedir. Obezite cerrahisinde de kişiye özel yöntemler uygulanarak hastaların obeziteyle birlikte ek hastalıklarının da tedavisi amaçlanmaktadır.

Herkes obezite cerrahisi olamıyor

Obezite cerrahisinin yapılabilmesi için bazı kriterler gerekir. Bu kriterler şöyle sıralanabilir:

  • Vücut kitle indeksi 40’ın üzerinde olan veya 35-40 arası olup obezite kaynaklı hastalıkları bulunan,
  • En az 3 yıldır tedavi edilemeyen obezite kaynaklı hastalığı bulunan,
  • Altı aylık diyet ve egzersize rağmen hastalığının seyrinde değişim olmayan,
  • Aşırı alkol veya uyuşturucu madde bağımlısı olmayan,
  • Anlama ve uyum kabiliyeti tam olup, operasyon sonrası obezite ekibiyle eşgüdümlü olabilecek,
  • Ameliyata engel sağlık durumu olmayan kişiler

Hazırlık döneminde multidisipliner çalışma

Her cerrahi öncesinde hastalarda önemli ve detaylı bir hazırlık dönemi bulunmaktadır. Gastroenteoroloji, endokrinoloji, beslenme ve diyet, psikoloji, kardiyoloji, göğüs hastalıkları, anestezi uzmanları hastaları detaylı bir biçimde değerlendirmektedir. Hazırlık sürecinde multidisipliner bir değerlendirme şarttır. Hastanın cinsiyeti, obeziteye bağlı yaşadığı hastalıklar, ileride çocuk düşünüp düşünmediği, vücudundaki kan değerleri, yaşam tarzı gibi pek çok parametre değerlendirilerek yöntem seçimine karar verilmektedir.

Her hastaya her yöntem uygun olmuyor

Pek çok cerrahi yöntemle obezite cerrahisi gerçekleştirilmektedir. Bu yöntemlerden en sık kullanılanlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Tüp Mide Ameliyatı: Dünyada en çok uygulanan obezite ameliyatlarından biri olan tüp mide ameliyatında midenin yaklaşık yüzde 80 – 85’lik kısmı dikey olarak çıkarılır. Ameliyat sonrasında midenin 150-200 ml’lik bir kısmı kalır; dolayısıyla hastalar daha az yemek yerler. Midenin çıkarılan kısmında ghrelin adı verilen ve açlık hormonu olarak tanımlanan bir hormon salınımı söz konusudur. Ameliyat sonrasında ghrelin hormonu seviyesi de azalır. Böylece hastaların iştahı azalır, bu da yemek yemelerinin azalmasına yardımcı olur. Hasta eskiye oranla sürekli açlık hissi ile baş etmek zorunda kalmaz.  Böylece kilo kaybı ameliyattan hemen sonra başlar.
  • Gastrik Bypass: Obezite cerrahisinde en etkili yöntemlerden biri olan Gastrik bypass, hem mide hem ince bağırsakta uygulanır. Gastrik bypass ameliyatı teknik olarak midenin küçültülmesi ve küçülen mideye ince bağırsağı belli bir segmentten alıp yukarıya bağlantı yapılması ile oluşturulmaktadır. Böylece astrik bypass olan hastalar hem midenin küçültülmesinden dolayı daha az yemek yemekte ve daha az kalori almakta; hem de küçük mideden direkt ince bağırsağa geçiş olduğu için alınan yüksek kalorili gıdaların emiliminde azalma yaratarak bu şekilde kilo kaybını da sağlamaktadır. Dolayısıyla iki farklı mekanizma ile obezite sorunlarında kilo kaybı sağlanmaktadır.

Metabolik cerrahi diyabet ve tansiyonu geriletiyor

Tüm obezite ameliyatları aynı zamanda metabolik cerrahi ameliyatlarıdır. Çünkü obezite ameliyatları, obezite sorununu çözerken, aynı zamanda kişide obezite nedeniyle var olan tip 2 diyabet (şeker hastalığı), yüksek tansiyon, karaciğer yağlanması vd hastalıkların gerilemesini de sağlamaktadır. Metabolik sendrom olarak adlandırdığımız bu hastalıkların düzelmesi nedeniyle Metabolik cerrahi olarak adlandırılmaktadır.

Şeker hastalığı düzeliyor

Dünyada bilimsel olarak bu adla adlandırılan bir ameliyat tipi yoktur. Metabolik hastalıklar içerisinde en yaygın olarak görülen tip 2 diyabet hastalığı olduğundan, metabolik cerrahi sonrası en çok düzelme de şeker hastalığında görülmektedir. Halk arasında bu nedenle diyabet cerrahisi (şeker ameliyatı) olarak adlandırılma yaygın olarak kullanılmaktadır.

Düşük kiloda cerrahi önerilmiyor

Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar, VKİ 30 – 35 kg/m2 olan ağır tip 2 diyabeti bulunan ve ilaç tedavisine yeterli yanıt vermeyen hastalarda metabolik cerrahinin uygulanabileceğini bildirmektedir. Ancak VKİ 30 kg/m2 altında bulunan tip 2 diyabet hastalarında henüz cerrahi tedavi uluslararası kurullar tarafından önerilmemektedir.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Düğüne giden işçi tazminatsız kovuldu

HIZLI YORUM YAP