40,2592$% 0.13
46,7280€% 0.07
53,9463£% 0.2
4.309,12%-0,18
3.335,67%0,36
10.222,02%-0,03
02:00
Hipotermi merkezi vücut sıcaklığının 35°C altına düştüğü durumda oluşur. Vücudun faaliyet göstermesi için gerekli ısıyı, ürettiğinden daha fazla kaybetmesi tehlikeli bir durumdur. Şöyle ki normal vücut ısısı yaklaşık 37°C civarındadır. Vücut ısısı düştüğünde kalp, sinir sistemi ve diğer organlar normal şekilde çalışamaz. Isı kaybı devam ederse bu durum hızla bilinç kaybına ve ölüme yol açabilir. Nitekim hipotermi semptomlarını bilmek ve hızlı bir şekilde tedaviye başlamak çok önemlidir.İçindekiler
Hipotermi merkezi vücut sıcaklığının 35°C altına düştüğü acil tıbbi bir durumdur.
Hipotermi, düşük ısılara çok fazla maruz kalındığında belirir. Soğuk bir ortamda çok uzun süre zaman geçiren kişilerin vücudu hızlıca ısı kaybetmeye başlar, ısı kaybıyla birlikte vücudun depolanmış enerjisi tüketir. Sonuç olarak hiportermi meydana gelir.
İnsan vücudunun ısı kaybetmesinin dört etmeni şunlardır:
Vücudun çevredeki nesnelere teması ile olan ısı kaybıdır. (Soğuk bir yüzeyde uzanmak vb. ) Bu yolla ısı kaybı olukça azdır (%3).
Konveksiyonla ısı kaybı vücudun su veya hava tabakası ile teması sonucu gerçekleşir. Aslında bir çeşit kondüksiyon olan ve havaya ısı alış-verişini ifade eden konveksiyon ile toplam ısı kaybının yaklaşık %15’i gerçekleştirilir. Konvektif ısı kaybı sürekli devam eder. Ancak normal sıcaklıklarda bu ısı kaybı küçük miktarda gerçekleşir.
Vücudun en çok ısı kaybettiği yol radyasyondur. Dış çevre soğudukça radyasyon yoluyla kaybedilen ısı miktarı da artar. Giysilerin ince bir altın tabakayla kaplanması neticesinde üretilen özel kutup giysileri radyasyonla olan ısı kaybını önemli ölçüde düşürür. (Bir kişinin açıkta kalan başı, özellikle çocuklarda güçlü bir ısı kaybı kaynağıdır )
Buharlaşmayla ısı kaybı ter, tükürük ve solunum sekresyonlarının su buharına dönüşmesi yoluyla gerçekleşir. Yani cilt üzerindeki sıvı buhara dönüşerek ısıyı çeker. İnsanlar günlük hayatında deri ve solunum yoluyla ortalama 600-700 ml suyu buhar şeklinde kaybeder. Bu durum latent ısı kaybı olarak adlandırılır.
Hipotermi, vücudun üretebileceğinden daha fazla ısı kaybetmesinden kaynaklanır. Hipoterminin en yaygın nedeni soğuk havaya maruz kalmaktır. Hipotermi sebepleri özetle şöyledir:
Not: Bazı tıbbi durumlar da hipotermiye neden olabilir. Örneğin, felç geçiren biri veya hipoglisemik bir atak geçiren diyabetli bir kişi, kendisini hipotermiden koruyamayacak şekilde bir süre hareketsiz yatabilir. Anestezi altındakiler de değişen termoregülasyon mekanizmaları nedeniyle hipotermiye daha yatkın olabilir
Hipotermi; hafif, orta veya şiddetli olmak üzere üç aşamaya ayrılabilir. Hipoterminin belirti ve semptomları, bu üç aşamanın sıcaklık aralıklarıyla sıralandırılabilir.
Yenidoğan bebekler ve küçük çocukların hipotermi geliştirme olasılığı daha yüksektir zira yenidoğan bebekler ve küçük çocuklar vücut ağırlıklarına kıyasla daha geniş bir yüzey alanına sahiptirler. Bu nedenle daha büyük çocuklara ve yetişkinlere göre vücut ısısını daha hızlı kaybedebilirler. Dünya Sağlık Örgütü’nün bebeklerde hipotermi sıcaklık seviyeleri şu şekildedir:
Bebekler ve küçük çocuklarda hipotermi belirtileri şöyledir:
Bazı bebekler ve çocuklar kronik hipotermi yaşayabilir. Bu durumda aşağıdaki semptomlar gelişebilir:
Hipotermi için risk faktörleri şunlardır:
Yaş: Yaş hipotermi için önemli bir risk faktörüdür. Zira bebekler, çocuklar ve yaşlılar çeşitli çevre koşullarında kendilerini koruyamıyor olabilirler. Ayrıca bebekler, çocuklar ve yaşlılarda vücut ısısının düzenlenme becerisi normalin altındadır. Söz konusu yaş grubundakiler yetişkinlerden daha hızlı bir ısı kaybı oranına sahiptirler. Yaşlılıkta derideki sinir uçlarının kaybı nedeniyle sıcaklıktaki değişiklikleri fark etme yeteneği de azalır.
Alzheimer-Demans (Bilişsel bozukluklar): Alzheimer, demans ya da iletişim zorlukları ile ortaya çıkabilen hafıza kaybı hipotermi riskini arttırabilir. Örneğin demans hastaları hava durumuna uygun giysilerle kendilerini korumadan dışarı çıktıklarında hipotermi riski altında bulunabilir.
Alkol tüketimi ve uyuşturucu kullanımı: Alkol kullanımı kan damarlarını genişleterek cilde daha fazla kan akışı oluşturur. Bu durum kısa süreli vücut ısınının hızla yükselmesine ve kızarmasına neden olur. Tüm bunlar kişiye sıcak bir his verdiği için rahat hissettirse de alkol tüketen kişiler soğuk havada dışarıda olduklarında önemli derecede hipotermi riski altına girer. Zira alkol kullanımı, kılcal damarların genişlemesine neden olduğu için başta bir ısınma hissi verir ama sonuçta bu durum ısı kaybını artıracağından hipotermiyi kolaylaştırır. Yani alkol tüketimi metabolizmayı yavaşlatır, dolayısıyla iç ısı oluşumunu da yavaşlatır. Aşırı alkol tüketimi aynı zamanda muhakeme yeteneğini de bozar, bu nedenle kişinin çevreyi ve kendi fiziksel durumunu tanıması ve ısı kaybına karşı koruyucu önlemler alma olasılığı azalır. Öte yandan uyuşturucu maddeler de alkol gibi damar genişlemesine ve ısı kaybına neden olabilmektedir. Uyuşturucu madde kullanımı zihin bulanıklığına neden olduğu için soğuğa karşı duyarsızlığa ve hipotermiye yol açabilmektedir.
Yorgunluk: Yorgunluk, soğuğa karşı koyma yeteneğini azaltır. Nitekim normalden daha hızla ısı kaybedilmesine yol açar.
Tüm bunlarla birlikte akıl sağlığının bozulması, soğuk havaya uygun şekilde giyinmemek, kısmen donmuş bir su kütlesi üzerinde yürümek (nehirler, göller, göletler vb.), vücudun iç sıcaklığı düzenleme sistemini azaltabilen omurilik yaralanmaları, yanıklar, hipotiroidizm, Parkinson hastalığı, şeker hastalığı gibi tıbbi durumlar hipotermi riskini artıran faktörlerdendir.
Hipotermi teşhisinde; çekirdek sıcaklık ölçümü, zehirlenme, miksödem, sepsiz, hipoglisemi ve travma değerlendirilir. Standart termometrelerde 35°C’nin altındaki değerlerin ölçülmesi imkansızdır. Bundan dolayı hipotermi teşhisi için doktor, hastalarda düşük sıcaklığı gösterebilen özel termometreler kullanır. Sıcaklık ölçümü rektal, intravezikal ve özefagustan yapılabilir. Timpanik ve aksiller ise uygun değildir. Laboratuvar testleri tam kan sayımı, glikoz (yatak başı ölçümü dahil), elektrolitler, kan üre nitrojen, kreatinin ve arteriyel kan gazlarını (ABG’ler) içerir. ABG’ler düşük sıcaklık için düzeltilmez. Bir elektroensefalogram (EEG), J (Osborn) dalgaları gösterebilir. Hipoterminin nedeninin net olarak belirlenmediği durumlarda alkol seviyesinin ölçülmesi ve uyuşturucu ve tiroid fonksiyonunun taranması dahil olmak üzere olası tüm faktörleri tespit etmek için testler yapılır.
Hipotermide tedavi modaliteleri, invazif olmayan, pasif harici ısıtma tekniklerinden (örn. soğuk, ıslak giysilerin çıkarılması; sıcak bir ortama taşınması) aktif harici yeniden ısıtmaya (örn., sıcak battaniyelerle yalıtım) aktif çekirdeğin yeniden ısıtılmasına (örn., ısıtılmış intravenöz sıvı infüzyonları, ısıtılmış nemlendirilmiş oksijen, vücut boşluğu lavajı ve ekstrakorporeal kan ısınması). Hafif ila orta dereceli hipotermi, çoğu klinik ortamda destekleyici bakımla tedavi edilir. Şiddetli hipoterminin tedavisi ise daha karmaşıktır
Hipotermi olduğu görülen herkes için vakit kaybedilmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Tıbbi yardım gelene kadar aşağıdaki hususlara dikkat edilmelidir.
Hipoterminin ciddiyetine bağlı olarak vücut ısısını yükseltmek için aşağıdaki müdahaleler uygulanabilir.
Hafif hipotermisi olan kişiler için, üzerini ısıtılmış battaniyelerle örtülmesi ve bilinci açık hastalara protein ve kaloriden zengin besinler, şekerli içecekler verilebilir. Hafif hipotermi durumu düzeldiğinde bunun tekrar gerçekleşmemesi için çeşitli önlemler almak gereklidir.
Orta ve şiddetli hipotermi hastanede tedavi edilir ve burada doktorlar çekirdek vücut sıcaklığını ısıtmak için özel teknikler uygulanabilir. Şiddetli hipotermi vakalarında kan vücuttan bir hemodiyaliz makinesinin yardımıyla alınıp, ısıtılıp, yeniden vücuda geri verilebilir. Kanın ısıtılmasına yardımcı olmak için damardan ısıtılmış bir tuzlu su çözeltisi de konulabilir. Akciğerlerin etrafındaki alan (plevra) veya karın boşluğu (periton boşluğu) gibi vücudun belirli bölgelerini ısıtmak için ılık bir tuzlu su çözeltisi kullanılabilir. Sıcak sıvı, etkilenen bölgeye kateterlerle verilir.
Hipotermi riskini azaltmak için aşağıdaki hususlara dikkat edilmelidir:
Suyun hipotermiye neden olması için aşırı derecede soğuk olması gerekmez. Zira normal vücut sıcaklığından daha soğuk olan su vücut ısınının düşmesine neden olur. Aşağıdaki ipuçları, yanlışlıkla soğuk suya düşenlerin hayatta kalma süresini uzatabilir:
Deniz yoluyla seyahat ederken can yeleği kullanımına dikkat edilmelidir. Can yeleği beklenmeyen bir aksilikte kişinin enerji kullanmadan yüzmesini ve bir miktar yalıtım sağlayarak kişinin hipotermi olmasının gecikmesine yardımcı olabilir.
Sudan olabildiğince uzaklaşılmalıdır. Örneğin alabora olmuş bir tekneye tırmanmak veya yüzen bir nesneye tutunmak çözüm olabilir. Kıyı yakın değilse yüzmeye çalışılmamalı, yardım beklenmelidir. Zira yüzmek enerjiyi tüketir, hayatta kalma süresini kısaltabilir.
Yardım beklerken ısı kaybını azaltmak için ısı kaçışını azaltma duruşu olarak bilinen bir vücut pozisyonu kullanılmalıdır. Vücudun gövdesini korumak için dizler göğse doğru tutunmalıdır. Bu pozisyonda yüzünü aşağı çeviren bir can yeleği giyenler bacaklarını sıkıca bir araya getirmeli, kollarını yanlara ve başlarını geriye doğru getirmelidir.
Suyun içindeyken giysiler çıkarılmamalıdır, kıyafetler fermuarlanmalı, mümkünse baş kısmı örtülmelidir. Giysiler ancak güvenle sudan çıktıktan sonra çıkartılmalıdır.
VEFAT EDENLER