40,2592$% 0.13
46,7280€% 0.07
53,9463£% 0.2
4.309,12%-0,18
3.335,67%0,36
10.222,02%-0,03
02:00
Özellikle bebek ve çocuklarda sakatlığa, hatta ölüme sebep olan birçok hastalık aşı ile engellenebiliyor. Vücudun bakteri ve virüslere karşı bağışıklığının güçlenmesini sağlayan aşıların uygulanması, çocukları sakatlık ve ölümden kurtardığı gibi toplumsal bağışıklığın da oluşmasını sağlıyor. Dünyada pek çok ülke kendine ait aşı takvimi hazırlayarak hangi ayda, hangi yaşta hangi aşının yapılacağını belirliyor. Ülkemizin aşı takviminde ise aşılanma bebek doğar doğmaz başlayıp, 4 yaşa kadar devam ediyor. Memorial Ankara Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Memnune Aladağ, bebeklerde aşı takvimi ile ilgili bilgi verdi.
Aşı, hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak amacıyla vücuda verilen zayıflatılmış hastalık mikrobudur. Aşı yoluyla bulaşıcı hastalıklardan korunmak mümkün olmaktadır. Sağlıklı yaşamanın en uygun yolu hastalıktan sonra tedavi olmak değil, hastalıklardan korunmaktır. Hastalıklardan korunmanın en etkili yöntemi ise temiz su ve aşılanmaktır.
Çocuk ve bebeklerin bağışıklığı yetişkinlik dönemine göre nispeten daha zayıf olduğu için bu dönemde yakalanabilecekleri bulaşıcı hastalıklar oldukça fazla olmaktadır. Bulaşıcı hastalıkların neden olduğu ölüm ve sakatlıklar çocukluk çağında daha çok ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle çocukluk çağı aşılanması oldukça önemlidir. Çocukluk çağında yapılan aşılar ömür boyu koruma sağlar. Unutulmamalıdır ki aşılar sadece kişiyi hastalıktan korumakla kalmaz, toplumda yüzde 97’nin üzerinde bir aşılanma oranına ulaşıldığında toplumu o hastalıklardan korur ve buna toplumsal bağışıklık denilir. Tarihte pek çok hastalık bu şekilde yani toplumsal bağışıklık ile yok edilmiştir. Çiçek hastalığı, çocuk felci, kızamık bu hastalıklardan bazılarıdır.
Aşı yoluyla zayıflatılmış hastalık mikrobu vücuda girdiğinde çocuk ve bebeklerin bağışıklık sistemi o mikrobu tanır ve ona karşı bellek hücreler oluşturur. Bu bellek hücreler ömür boyu kalarak aynı mikrop ile tekrar karşılaşıldığında daha güçlü bir savunma ortaya çıkarır ve hastalığın oluşması bu şekilde engellenir.
Dünyada pek çok ülkenin kendine ait bir aşı takvimi vardır. Bebek aşı takvimi ile bebeğin doğumundan itibaren belli bir yaşa kadar hangi ayda, hangi yaşta, hangi aşının yapılacağı belirlenir. Aşı takvimine göre aşılanan bebekler ve çocuklar yoluyla toplumsal bağışıklık sağlanmış olur. Bu şekilde pek çok hastalığın toplum içinde salgınlara sebep olmasının önüne geçilirken, aynı zamanda bebek ve çocuk ölüm ile sakatlıkları da engellenir. Ebeveynler her ülkede belirlenen aşı takvimine göre çocuklarının aşılanmasını sağlamalıdır.
Ülkemizde bebekler doğar doğmaz Hepatit B aşısı yapılmaktadır. Hepatit B virüsüne karşı yapılan bu aşının ikinci dozu 1. ayda, üçüncü dozu ise 6. ayda tekrar yapılır. Hepatit B aşısının etkin olabilmesi için toplamda üç doz aşılanma gerçekleştirilir. Ülkemizde hepatit B taşıyıcılığı önemli oranlardadır. Bu virüs, vücuda alındıktan sonra yani virüs taşıyıcısı olduktan sonra hayatın belli bir noktasında aktifleşip karaciğer yetmezliğine neden olabilmektedir. Aşı ile Hepatit B virüsünün neden olacağı hastalıklardan korunmak mümkündür. Özellikle annenin Hepatit B taşıyıcısı olduğu durumlarda, bebeğe doğar doğmaz Hepatit B aşısı ve immünglobülin yapıldığında bu hastalığın bulaşması engellenmekte ve bebeğin taşıyıcı olmasının önüne geçilmektedir. Hepatit B sebebiyle ile yıllık 900 bin çocuk ölümü gerçekleştiği, aşılama yapılırsa bu ölümlerin engellenebileceği unutulmamalıdır. Hepatit B aşısı sadece ölümü değil, yaşam kalitesini de iyileştirir. Çünkü Hepatit B taşıyıcısı olup sonradan kronik hepatit hastası olan ve hayat standardı düşen çok fazla sayıda hasta bulunmaktadır. Bu aşıyla önlenebilir bir durumdur.
Verem aşısı 2. ayda uygulanır. Aşı, ömür boyu verem hastalığından (tüberküloz) belli bir oranda koruma sağlar. Ülkemizde verem hastalığının görülme oranı bilinenden daha fazla olmaktadır. Bu hastalıktan korunmanın tek yolu ise bütün çocukları aşılamaktan geçmektedir. Verem aşısı sayesinde tüberküloz kaynaklı yıllık 1 milyon 188 bin ölüm engellenmektedir.
2. ay, 4. ay, 6. ay ve 18. ay olmak üzere toplam dört doz karma aşısı uygulanmaktadır. 5’li karma aşısı; difteri, tetanoz, boğmaca, inaktif polyo (inaktif çocuk felci), hemofilüz influenza B denilen zatürre, ortakulak iltihabı ve menenjit yapabilen bir bakteriye karşı yapılan aşıdır. Bu aşıyla da difteri, tenanoz, zatürre, çocuk felci gibi hastalıklardan korunma sağlanır. 5’li karma aşı sayesinde hem hastalanmaktan hem de hastaneye yatış ve sakatlık gibi durumlardan korunmuş oluruz.
2. ay, 4. ay ve 12. aylarda yapılan pnömokok mikrobuna karşı koruma sağlayan aşıdır. Bu aşı zatürre, orta kulak iltihabı ve menenjite karşı koruma sağlar.
1. yaşta ve 4. yaşta olmak üzere iki doz uygulanmaktadır. Kızamık tüm dünyada yaygın olarak görülen bir hastalıktır. Gelişmiş ülkelerde aşılamanın rutin hale gelmesinden önce okul çağında görülürken, aşılama ile birlikte vaka sayısı çok azalmıştır. Türkiye’de aşılama öncesi 66 bin 111 vaka ve 532 kızamığa bağlı ölüm bildirilmiştir. En son 2005 yılında kızamığa bağlı ölüm vakası bildirilmiş olup, aşılama sayesinde artık ölüm vakası açıklanmamıştır. Kızamıkçık ve kabakulak hastalıklarının görülme oranı da aşı sayesinde ülkemizde çok çok azalmıştır.
Suçiçeği aşısı ülkemiz aşı takviminde 1. yaşta uygulanmaktadır. 4. yaşta ikinci dozunun yapılması önerilmektedir. Suçiçeği çok bulaşıcı bir hastalık olup, bağışıklığı düşük ve büyük yaş grubunda ağır seyredebilmektedir.
6. ay ve 18. ayda ağız yoluyla yapılmaktadır. Çocuklarda ve genç erişkinlerde felce neden olan bir virüstür. 19. yüzyıla kadar toplumda endemik olarak görülmekteydi. 2003 yılında yüzde 99’dan fazla tüm dünyada virüs görülmesi azalırken, artık sadece aşılanma oranları iyi olmayan ülkelerde görülmekte, ülkemizde ise görülmemektedir.
18. ay ve 2. yaş olmak üzere iki doz şeklinde uygulanır. Ülkemizde yine hepatit A yaygın bir şekilde görülmektedir. Çocukların yüzde 90’ı bu virüsle karşılaşmaktadır. Aşı sayesinde karaciğerde akut karaciğer yetmezliği ve karaciğer nakli gereksiniminin önüne geçilmektedir.
2. Aydan itibaren uygulanabilen bir aşıdır. Rota virüs çocuklarda zehirli ishal denilen çok şiddetli ishal ve kusmaya neden olan bir virüstür. Bu virüs sebebiyle sıvı kaybı yaşayan çocuklarda hastaneye yatış hatta bir yaş altı çocuklarda ölüme sebebiyet vermektedir. Ağız yolu ile alınan Rota virüs aşısı ile bu virüsten korunmak mümkündür. Çocukların Rota virüs ile 5 yaşına kadar 5 kere karşılaşabileceği ve bulaşıcılığı yüksek bir virüs olduğu unutulmamalıdır.
2. aydan itibaren yapılabilir. Meningokok ACWY serotipi ve B serotipi olarak iki çeşit aşı bulunmaktadır. Bu aşılar nadir görülen ancak ölüme sebep olan ve sakat bırakan menenjite karşı koruma sağlar.
– Öncelikle aşının uygulanma zamanının geçirilmemesi ve iyi takip edilmesi gerekir. Aşı zamanı kaçırıldıysa aşı takviminin yeniden düzenlenmesi ve tüm aşılarının eksiksiz yapılması önemlidir.
-Prematüre bebekler normal ayı geldiğinde aşı takvimine göre aşılanmaya devam edilmelidir.
-Aşı takvimi dışında kalan özel aşıların da yapılması önem taşımakta ve uzmanlar tarafından tavsiye edilmektedir.
-Aşıların en belirgin yan etkisi aşı yapılan yerde kızarıklık ve ağrı ortaya çıkmasıdır. Bu kızarıklık 3-4 gün içinde kendiliğinden geçer. Çocuk ve bebeklerde hafif ateş, huzursuzluk ve ağlama görülebilir. Ateş yükselirse paresetamol ile müdahale edilebilir. Bu yan etkiler 2-3 gün içinde kendiliğinden geçer.
-Bununla birlikte Rota virüs aşısı hafif ishal yapabilir ve bu durum 2-3 gün içinde kendiliğinden geçer.
-Kızamık, kızamıkçık ve kabakulak canlı aşılardır bu aşılar yapıldıktan sonra bir hafta içerisinde ateş, kırgınlık gözlenebilir. Yine gerekirse parasetamol ile müdahale edilebilir.
-Meningokok B aşısından sonra ateş, aşı yapılan yerde ağrı sıkça gözlenebilir. Bu durum yine parasetamol ile kontrol altına alınabilir.
Aşının belli şartlarda saklanması, taşınırken soğuk zincirin kırılmaması ve bu durumun aşı komiteleri tarafından kontrol edilmesi önemlidir. Ayrıca aşıların son kullanma tarihine de dikkat edilmelidir. Aşılamadan önce aileler aşının yan etkileri konusunda bilgilendirilmeli, eğer çocuk anlayabilecek yaştaysa mutlaka önceden onlarla konuşulup aşının gerekliliği anlatılmalıdır.
Prematüre bebekler hastaneden taburcu olduktan sonra diğer çocuklar gibi eksik aşıları tamamlanarak takvim yaşına göre aşılanırlar. Aşılar takvim yaşına göre uygulanmalıdır. Düzeltilmiş yaşın hesaplanmasına gerek yoktur. İlk hepatit B aşısının ise bebek 2 bin gram olduktan sonra yapılması gerekmekte ve sonraki dozları da ona göre planlanmaktadır.
Hepatit B taşıyıcısı olan annenin bebeğine doğar doğmaz hepatit B aşısı yapılmakta ve 12 saat içinde İmmünoglobülin uygulanmaktadır. Bu şekilde bebeğe Hepatit B’nin bulaşması engellenmektedir. Bebeğin diğer aşıları da takvime göre yapılmaktadır.
İki yaşına kadar bütün aşıların bacaktan, iki yaştan sonra koldan yapılması daha uygundur. Gelişimi açısından bacak kasları kol kaslarından daha iyi durumda olmaktadır.
Aşı sonrası bebekte durdurulamayan ağlama ve huzursuzluk varsa bunlar parasetamol ile geçirilebilir. Hafif huzursuzlukta ilaç vermeye gerek yoktur, bu durum kendiliğinden geçecektir. Bu süreçte anneler bebeklerini sık sık emzirmeli ya da kucaklarında sakinleştirmelidir.
Canlı aşılar; Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak, Su Çiçeği, Rota virüs, Oral polyo aşısıdır.
Bir tek bebeğin aşılanmaması belki bir şeyi değiştirmez, sadece o bebeğin hastalıklara açık olmasına neden olur. Ancak ülkedeki çoğu bebeğin aşılanmaması Kızamık, Su Çiçeği, Çocuk felci gibi hastalıkların salgınlara yol açmasına neden olabilir. Bu hastalıklara bağlı ölüm ve sakatlıklar tekrar ortaya çıkar.
Zorunlu olmayan aşıların yapılması çocukların bu hastalıklara karşı bağışıklık kazanmasını sağlar. Yapılmadığında bebek ve çocuklar bu hastalıkla karşılaştığında yaşına ve bağışıklık sisteminin durumuna göre hastalığı ağır geçirebilir, hastaneye yatışı gerekebilir veya ölebilir.
Covid-19 pandemi sürecinden önce ilkokul 1. sınıfta uygulanan aşılar, pandemi döneminde okulların kapanması ile beraber 4 yaşa çekilmiştir. Temmuz 2016 tarihinden sonra doğan bütün çocuklar 4 yaşında Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak ve 4’lü karma aşısı ile aşılanmaktadır. 2016 tarihinden önce doğup 2. sınıfa başlayacak olanlara ise bu aşılar aile hekimleri veya doktorları tarafından uygulanacaktır.
Okulların açılması ile beraber viral enfeksiyonların görülme sıklığı da artış gösterdi. Ancak viral enfeksiyon bulgularının Covid-19’a benzemesi nedeniyle hastalıklar da birbirine karıştırılmaya başlandı. Çocukların okul kaybı yaşamaması için mevsimsel grip aşısı yaptırmaları da uzmanlar tarafından önerilmektedir.
Bilimsel çalışmalarda aşıların otizm spektrum bozukluğuna sebep olmadığı gösterilmektedir. Toplumda artan otizm vakalarının insanların bilinç düzeyinin ve farkındalığın artması ile ilişkili olduğu ve bu durumunun aşılarla bağlantılı olmadığı ortaya konulmaktadır. Aşı içeriğindeki maddelerin insan sağlığı açısından herhangi bir zararı bulunmamaktadır. Sosyal medya mecralarında taraftar bulan ve aşı karşıtları tarafından savunulan düşüncelerin bilimsel gerçekliği bulunmamaktadır. Bunlar sadece aşı ile ilgili çok bilgi sahibi olmayan kişilerin yorumlarıdır. Yukarıda bahsettiğimiz gibi aşılar pek çok ölüm ve sakatlığı engellemiştir. Aşı, insanoğlunun temiz su dışında sağlığı için kullanabileceği en iyi hastalıktan korunma yöntemidir. Aşılanmayan çocuk sayısı arttıkça salgın hastalıkların görülme riski de artış gösterecektir. Bu sadece aşılanmayan çocukları değil, bütün toplumu etkileyen bir sorundur.
TÜFEK İLE KAZARA KENDİNİ VURDU
1
Enerjide yeni dönem, Karadeniz Gazı ihracata açılıyor
7343 kez okundu
2
GÜZERGAHI DEĞİŞTİRDİ, YOLCUYU HASTANEYE GÖTÜRDÜ
3786 kez okundu
3
EREĞLİ’DE YENİ YAPILACAK CEZAEVİNİN YERİ BELLİ OLDU
3333 kez okundu
4
Yusuf’un Notları
2658 kez okundu
5
FECİ PATPAT KAZASININ KAMERA GÖRÜNTÜLERİ
2539 kez okundu