40,2592$% 0.13
46,7280€% 0.07
53,9463£% 0.2
4.309,12%-0,18
3.335,67%0,36
10.222,02%-0,03
02:00
Obezite, dünyada ve ülkemizde önemli bir sağlık sorunu haline gelen, kronik ve ilerleyici bir hastalık olarak öne çıkıyor. Vücuttaki pek çok organı olumsuz etkileyebilen obezite nedeniyle pek çok insan hayati risk ile karşı karşıya kalıyor. Bu sebeple obezitenin vakit kaybedilmeden tedavi edilmesi büyük önem taşıyor. Geleneksel tedavi uygulamalarının yanında cerrahi yöntemlerin de başarısı giderek artıyor; uygun hasta gruplarında kişiye özel yöntemlerle obezite konforlu bir şekilde tedavi edilebiliyor. Hastanın cinsiyeti, obeziteye bağlı yaşadığı hastalıklar, ileride çocuk düşünüp düşünmediği, vücudundaki kan değerleri, yaşam tarzı gibi pek çok parametre değerlendirilerek yöntem seçimine karar veriliyor. Memorial Şişli Hastanesi Obezite Cerrahisi Merkezi’nden Prof. Dr. Halil Coşkun, obezite cerrahisinde kişiye özel yöntemler hakkında bilgi verdi.İçindekiler
Dünyayla birlikte Türkiye’de de obezite oranları her geçen gün artmaktadır. Obezite, Dünya Sağlık Örgütü tarafından bir halk sağlığı olarak görülmekte, obeziteye bağlı gelişen hastalıklar nedeniyle de pek çok kişi hayatını kaybetmektedir. Diyabet, kalp yetmezliği, yüksek kolesterol gibi hastalıklara neden olan obezite yüzünden pek çok kişi kalp krizi ya da inme geçirerek hayata veda etmektedir. Obezite ayrıca kanser gibi farklı hastalıklara da neden olmaktadır. Bu nedenle obezitenin tedavi edilmesi gerekmektedir.
Obezite beslenme değişiklikleri, yaşam tarzı güncellemeleri, ilaç tedavileriyle çözülmeye çalışılmaktadır. Ancak bazı hastalarda bu tedavilere rağmen başarı sağlanamamaktadır. Son yıllarda obezite tedavisinde cerrahi yöntemlerin başarısı giderek artmakta ve uygun hasta gruplarında hem yaşam kalitesini hem de yaşam süresini artırıcı en etkili yöntem olarak ifade edilmektedir. Obezite cerrahisinde de kişiye özel yöntemler uygulanarak hastaların obeziteyle birlikte ek hastalıklarının da tedavisi amaçlanmaktadır.
Obezite cerrahisinin yapılabilmesi için bazı kriterler gerekir. Bu kriterler şöyle sıralanabilir:
Her cerrahi öncesinde hastalarda önemli ve detaylı bir hazırlık dönemi bulunmaktadır. Gastroenteoroloji, endokrinoloji, beslenme ve diyet, psikoloji, kardiyoloji, göğüs hastalıkları, anestezi uzmanları hastaları detaylı bir biçimde değerlendirmektedir. Hazırlık sürecinde multidisipliner bir değerlendirme şarttır. Hastanın cinsiyeti, obeziteye bağlı yaşadığı hastalıklar, ileride çocuk düşünüp düşünmediği, vücudundaki kan değerleri, yaşam tarzı gibi pek çok parametre değerlendirilerek yöntem seçimine karar verilmektedir.
Pek çok cerrahi yöntemle obezite cerrahisi gerçekleştirilmektedir. Bu yöntemlerden en sık kullanılanlar şu şekilde sıralanabilir:
Tüm obezite ameliyatları aynı zamanda metabolik cerrahi ameliyatlarıdır. Çünkü obezite ameliyatları, obezite sorununu çözerken, aynı zamanda kişide obezite nedeniyle var olan tip 2 diyabet (şeker hastalığı), yüksek tansiyon, karaciğer yağlanması vd hastalıkların gerilemesini de sağlamaktadır. Metabolik sendrom olarak adlandırdığımız bu hastalıkların düzelmesi nedeniyle Metabolik cerrahi olarak adlandırılmaktadır.
Dünyada bilimsel olarak bu adla adlandırılan bir ameliyat tipi yoktur. Metabolik hastalıklar içerisinde en yaygın olarak görülen tip 2 diyabet hastalığı olduğundan, metabolik cerrahi sonrası en çok düzelme de şeker hastalığında görülmektedir. Halk arasında bu nedenle diyabet cerrahisi (şeker ameliyatı) olarak adlandırılma yaygın olarak kullanılmaktadır.
Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar, VKİ 30 – 35 kg/m2 olan ağır tip 2 diyabeti bulunan ve ilaç tedavisine yeterli yanıt vermeyen hastalarda metabolik cerrahinin uygulanabileceğini bildirmektedir. Ancak VKİ 30 kg/m2 altında bulunan tip 2 diyabet hastalarında henüz cerrahi tedavi uluslararası kurullar tarafından önerilmemektedir.

Düğüne giden işçi tazminatsız kovuldu