DOLAR

40,2592$% 0.13

EURO

46,7280% 0.07

STERLİN

53,9463£% 0.2

GRAM ALTIN

4.309,12%-0,18

ONS

3.335,67%0,36

BİST100

10.222,02%-0,03

İmsak Vakti a 02:00
Zonguldak AÇIK 29°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Fikri Eroğlu özel eğitimde 15 yılda değişen tabloyu anlattı

Fikri Eroğlu, özel eğitim kurumlarına yapılan ödemelerin artan giderler ve enflasyon karşısında yetersiz kaldığını belirterek yeni düzenleme istedi.

Fikri Eroğlu özel eğitimde 15 yılda değişen tabloyu anlattı
Fikri Eroğlu, özel eğitim kurumlarına yapılan ödemelerin artan giderler ve enflasyon karşısında yetersiz kaldığını belirterek yeni düzenleme istedi.

Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde personel giderlerinden kira ve akaryakıta kadar birçok kalemde yaşanan artış, kurumların mali yapısını zorlamaya devam ediyor. İlkadımlar Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Fikri Eroğlu, kurumlara yapılan ödemelerin aynı hızda yükselmediğini belirterek mevcut sistemin ekonomik şartlara göre yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Eroğlu, sektörün en büyük maliyet kaleminin personel olduğunu, bunun yanında SGK, elektrik, servis araçları, yakıt, araç bakım ve kira giderlerinin de önemli ölçüde arttığını ifade etti. Bütün bu maliyetlere rağmen çocuklara sunulan hizmetin niteliğini korumaya çalıştıklarını belirtti.

“Bizim işimizde en büyük gider personel. Çünkü bu hizmet insanla yapılıyor. Öğretmenimizin, terapistimizin ve diğer çalışanlarımızın hakkını vermek zorundayız. Bunun yanında kira, elektrik, servis araçları, yakıt ve daha birçok giderimiz var. Bunların hepsi ciddi şekilde arttı. Buna rağmen çocuklarımızın aldığı hizmetin kalitesini düşürmek istemiyoruz.” dedi.

15 yıldaki farkı asgari ücretle anlattı
Kurumlara yapılan ödemelerin yıllar içindeki değişimini asgari ücret üzerinden değerlendiren Eroğlu, 15 yıl önce bir öğrencinin aylık eğitim gideri için ödenen tutarın yaklaşık bir asgari ücret seviyesinde olduğunu söyledi. Bugün aynı ödemenin asgari ücretin yaklaşık dörtte biri düzeyine gerilediğini belirtti.

“15 yıl önce özel eğitim için yapılan aylık ödeme, asgari ücretle kıyaslandığında çok daha yüksek bir seviyedeydi. Bugün geldiğimiz noktada ise bu oran yaklaşık dörtte bir seviyesine gerilemiş durumda. Oysa geçen 15 yılda kira, personel, SGK, elektrik, yakıt ve diğer bütün giderler sürekli arttı.”

Eroğlu’na göre kurumların yaşadığı sorun yalnızca maliyetlerin yükselmesiyle sınırlı değil. Ödenek artışlarının enflasyonun altında kalmasının da her yıl kurumların satın alma gücünü biraz daha azalttığını ifade etti.

“Giderlerimiz gerçek anlamda artarken gelirlerimiz aynı oranda artmadı. Özellikle ödenek artışlarının enflasyonun altında kalması, kurumların her yıl biraz daha fazla zorlanmasına neden oldu. Bugün aslında geçmişte aldığımız hizmet bedelinin satın alma gücünü alamıyoruz.”

Mali tablodaki değişimin çalışan ücretlerine de yansıdığını belirten Eroğlu, özel eğitim kurumlarının geçmişte öğretmenlere kamuya kıyasla daha iyi koşullar sunabildiğini söyledi. Günümüzde ise bu dengenin tersine döndüğünü ifade etti.

“15 yıl önce özel eğitim kurumlarında çalışan öğretmenlerin ücretleri kamuya göre iyi seviyelerdeydi. Bugün ise kamu öğretmenlerinin ücretleriyle kıyasla daha düşük seviyelerde. Biz alanında yetişmiş, deneyimli öğretmenlerimizi kurumumuzda tutmak istiyoruz. Fakat bunu yapabilmek için bizim de ekonomik olarak güçlü olmamız gerekiyor.”

Deneyimli çalışanların kurumlarda tutulmasının yalnızca personel politikası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Eroğlu, özel eğitimde öğretmen ile çocuk arasında kurulan ilişkinin eğitim sürecinin önemli bir parçası olduğunu kaydetti.

“Özel eğitimde öğretmen değişikliği sıradan bir personel değişikliği değildir. Çocuğun öğretmeniyle kurduğu bağ ve eğitim sürecindeki devamlılık çok önemli. Bu nedenle iyi personeli korumak bizim için öncelik.” dedi.

Ekonomik baskı çocuklara da yansıyor
Kurumların karşı karşıya kaldığı ekonomik güçlüklerin ailelerden ve özel gereksinimli bireylerden bağımsız düşünülemeyeceğini belirten Eroğlu, eğitimin düzenli şekilde sürdürülebilmesi için merkezlerin de ayakta kalması gerektiğini söyledi.

“Bizim önceliğimiz çocuklarımız. Aileler bize çocuklarını emanet ediyor. Dolayısıyla ekonomik şartlar nedeniyle eğitim kalitesinin düşmesini hiçbirimiz istemeyiz. Kurumların ayakta kalabilmesi, çocukların eğitimlerinin düzenli şekilde devam edebilmesi açısından da önemli.”

Eroğlu, amaçlarının yalnızca mevcut koşullarda hizmet vermeyi sürdürmek olmadığını, çocuklara daha geniş ve donanımlı eğitim alanları oluşturmak istediklerini belirtti. Yeni bir kurum binası yapmak, mevcut yapıyı geliştirmek veya daha uygun bir bina kiralamak için yatırım yapmaya hazır olduklarını ifade etti.

“Biz daha iyi hizmet vermek istiyoruz. Daha büyük ve daha uygun bir kurum binası yapmak, mevcut binamızı geliştirmek veya daha donanımlı bir bina kiralamak istiyoruz. Çocuklarımızın daha geniş, daha modern ve daha rahat ortamlarda eğitim almasını istiyoruz. Bunun için yatırım yapmaya da hazırız.”

Ancak yatırım sürecinde finansmanın tek sorun olmadığını belirten Eroğlu, kurumların çok sayıda prosedür ve bürokratik işlemle karşılaştığını söyledi. Hizmet koşullarını geliştirmek isteyen kurumların önündeki bu süreçlerin kolaylaştırılması gerektiğini dile getirdi.

“Maalesef yatırım yapmak istediğiniz zaman iş sadece maddi imkânla bitmiyor. Çok fazla prosedür ve bürokratik süreçle karşılaşıyorsunuz. Bir kurum binası yapmak veya kiralamak, mevcut binayı geliştirmek istiyorsunuz ama önünüze yeni şartlar ve yeni işlemler çıkıyor. Biz ayrıcalık istemiyoruz. Daha iyi hizmet verebilmek için yatırım yapmak istiyoruz. Bunun kolaylaştırılması gerektiğini düşünüyoruz.”

Kararlarda saha maliyetleri dikkate alınmalı
Özel eğitim alanına ilişkin düzenlemelerde kurumların günlük olarak karşılaştığı gerçek maliyetlerin hesaba katılmasını isteyen Eroğlu, sahada hizmet veren merkezlerin görüşlerinin karar süreçlerine yansıtılması gerektiğini belirtti.

“Biz bu işin içindeyiz. Her gün personel giderini, araç giderini, kira ve diğer masrafları birebir yaşıyoruz. Bu nedenle yapılacak düzenlemelerde sahadaki gerçek maliyetlerin dikkate alınması gerekiyor.” dedi.

Eroğlu, ekonomik açıdan daha güçlü kurumların bina, ekipman ve personel yatırımlarına daha fazla kaynak ayırabileceğini, bunun da doğrudan çocuklara sunulan eğitim imkanlarına yansıyacağını söyledi. Bürokrasinin hafifletilmesinin de yatırım yapmak isteyen kurumlar açısından önemli olduğunu vurguladı.

Eroğlu, “Bizim istediğimiz daha fazla kazanmak değil, daha iyi hizmet verebilmek. Daha iyi bina yapmak, daha iyi ekipman kullanmak, iyi personelle çalışmak ve çocuklarımıza daha iyi imkânlar sunmak istiyoruz. Bunun için kurumların hem ekonomik olarak hem de bürokratik açıdan biraz daha rahat nefes alabileceği bir ortam oluşturulması gerekiyor. Biz sorun çıkarmak değil, çözümün bir parçası olmak istiyoruz.” dedi.

Kaynak: ATHA

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Kurtulmuş: Bu Başarı Sadece Bir Partinin Değil, Bütün Türkiye’nin Başarısıdır

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.