40,2592$% 0.13
46,7280€% 0.07
53,9463£% 0.2
4.309,12%-0,18
3.335,67%0,36
10.222,02%-0,03
02:00
Alman Yer Bilimleri Araştırma Merkezi (GFZ) tarafından yapılan ve saygın Science dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, Marmara Denizi’ndeki sismik hareketliliğin İstanbul’a doğru kaydığını ortaya koydu. Bu verileri değerlendiren Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, olası depremin büyüklüğünü küçümseyen iyimser açıklamalara karşı hayati uyarılarda bulundu. Kutoğlu, rehavetin ölümcül sonuçlar doğurabileceğini belirterek, "Ağır bedeller ödememek için hazırlıklarımızı mutlaka en kötü senaryoya göre yapmalıyız" dedi.
Araştırmada, Marmara’nın batısında yer alan fay segmentindeki sürünme (creep) hareketine dikkat çeken Prof. Dr. Kutoğlu, bu durumun tehlikeyi ortadan kaldırmadığını vurguladı. Yüzeydeki hareket hızının yıllık 10 milimetre (1 santimetre) olarak ölçüldüğünü ifade eden Kutoğlu, “Kuzey Anadolu Fayı’nın ortalama hızı yıllık 2-3 santimetredir. Yüzeydeki bu yavaşlama, fayın derinlerde bir yerde kilitlendiğini gösterir. Bu bölge daha yavaş enerji biriktiriyor olsa da 7’den büyük bir deprem üretme potansiyeline sahip. Dolayısıyla risk yokmuş gibi davranıp senaryoları küçültmek tarihi bir hata olur” diye konuştu.
Marmara Denizi’nde son yıllarda meydana gelen sarsıntıların batıdan doğuya doğru sistematik bir rota izlediğini belirten Kutoğlu, şu bilgileri paylaştı:
“Çalışmadaki en çarpıcı iddialardan biri, depremlerin İstanbul’a doğru göç etmesi. 2011’deki 5.2’lik deprem en batıdaydı; 2012’deki 5.1’lik sarsıntı biraz daha doğuda, Kumburgaz Çukuru’ndaki 6.2’lik deprem ise 2025 yılında gerçekleşti. Araştırma, bu seyrin devam etmesi durumunda yeni kırılmanın Adalar önünden geçen kilitli fay segmentinde yaşanabileceğini öngörüyor.”
Afet yönetiminde aşırı iyimserliğin yaratacağı riskleri geçmiş tecrübelerle örneklendiren Prof. Dr. Kutoğlu, yer bilimlerinde kesin konuşmanın yanlış olduğunu ifade etti:
“2023’teki 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde, birden fazla fay segmentinin aynı anda kırılarak birbirini tetikleyeceği hiçbir modelde öngörülmemişti. Çok düşük bir ihtimal gerçekleşti ve faturası çok ağır oldu. Benzer şekilde, deprem konusunda en gelişmiş ülke olan Japonya, 2011 Tohoku depremi öncesi hazırlıklarını 8.5 büyüklüğüne göre yapmıştı. Ancak beklenmedik şekilde birden fazla segment aynı anda kırılınca 9 büyüklüğünde bir deprem yaşandı ve tsunamiler bariyerleri aşarak büyük bir yıkıma yol açtı.”
Resmi kurumların İstanbul için planlamalarını 7.5 büyüklüğündeki bir senaryoya göre yürüttüğünü belirten Kutoğlu, kamuoyunda “deprem küçük olacak” algısının yerleşmesinin zarar azaltma çalışmalarını yavaşlatacağı uyarısında bulundu.
Çalışmadaki etki haritasını da yorumlayan Kutoğlu, sarsıntının çok geniş bir coğrafyada hissedileceğini ancak yıkıcı etkinin belirli bölgelerde yoğunlaşacağını söyledi. Kutoğlu, “Haritadaki sıcak renkler (sarı, turuncu ve kırmızı) depremin şiddetinin en yüksek olacağı yerleri gösteriyor. İstanbul’un güney kıyıları sarsıntıyı çok daha şiddetli hissedecek ve buralarda yıkım riski yüksek. Ayrıca, merkez üssüne uzak olmasına rağmen zemin yapısı nedeniyle Güney Marmara bölgesi de depremden ciddi şekilde etkilenebilir” diyerek sözlerini tamamladı.
Kaynak: ATHA
İstanbul Maltepe’de 90’Lar Rüzgarı Devam Ediyor
1
Yatağında ölü olarak bulundu
2496 kez okundu
2
Adı Haarp ve Deprem iddiasıyla gündeme gelen savaş gemisi Ereğli açıklarında demir attı.
2299 kez okundu
3
Ereğli’de Şizofreni Hastası Dehşet Saçtı: Ailesini Bıçakla Yaraladı
2142 kez okundu
4
Erdemir’de Trafo Patlaması araçlar zarar gördü.
2123 kez okundu
5
Gazeteci Sinan Kabatepe’nin annesi hayatını kaybetti
2078 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.